Dil ve Konuşma Bozukluğu Olan Bireyler İçin Destek Eğitim Programı

Dil ve Konuşma Güçlüğü Nedir?

Bireylerin iletişim kurma (bilgi alma, bilgi verme, kavrama-anlama, aldığı bilgiyi işleyememe) becerisini olumsuz etkileyen ve kişisel, sosyal, eğitim ve iş hayatında problemler yaşamasına neden olan yetersizliklere genel adıyla dil konuşma güçlüğü denmektedir.

İşitme, dil ve konuşma güçlüğü süreçleri gelişime bağlı veya edinilmiş (sonradan ortaya çıkan) bir yetersizlik olup, çok hafif düzeyden ağır düzeye kadar uzanan geniş bir çerçevede değerlendirilmektedir. Yetersizliğin ortaya çıkışı tıbbi bir nedene bağlı/bağımsız veya çeşitli kısıtlılık gruplarıyla ilişkili ikincil bir nedenden dolayı olabilir.

Milli Eğitim Bakanlığı, Dil konuşma güçlüklerini 5 ayrı grupta modüler olarak toplamış ve kurumumuzda her modül için bireyselleştirilmiş eğitim programları oluşturulmuştur. Bu modüller başlıca;

Günlük hayatta kullandığımız konuşma seslerinin ve dile ait ses birimlerinin beklenenden farklı bir biçimde kullanımı ve ana dilin ses sistemi ve ses birleşim kurallarını anlama ve kullanmada bireylerin yaşadığı güçlüklerdir. Konuşma sesinin olağan dışı kullanımı, çarpıtılması yani bir ses yerine farklı bir sesi kullanma, sesi düşürme, ses ekleme, arka sesleri (k,g) öne getirme (t,d), ya da sürtünmeli sesleri (f, v, s, z, ş, j) durak sesi olarak kullanma (t, d, p, b) gibi hata örnekleri şeklinde gözlemlenir. Bireyin konuşmasını anlaşılması zor bir hale getirdiği için iletişimi olumsuz bir şekilde etkiler.

Konuşma hızının beklenenden farklı olması, ritimli konuşma, ses, hece, kelime veya kelime gruplarının tekrarları, bunların uzatılması veya bloklar şeklinde kullanılması nedeniyle konuşma akıcılığında gözlemlenen kesintilerdir. Bireyin kendini ifade etmekte ve iletişim kurmakta yaşadığı sıkıntılar nedeniyle aşırı gergin olması, çabalama davranışı içinde olması vb. ikincil olumsuz davranışlar da ortaya çıkabilir.

Yaş, cinsiyet, vb. konuşmayı etkileyen kişisel özelliklere uymayan ses üretimi veya ses kalitesinin, perde (ton), şiddet, rezonans (tını) ve/veya süre gibi özelliklerinde gözlemlenen bozukluklardır.

Sözlü iletişim, yazılı iletişim ve/veya sembol/şekillerin birey tarafından algılanmaması/anlaşılmaması ve/veya doğru şekilde kullanılmamasını kapsayan bozukluklardır. Dilin biçim (morfoloji), Söz dizimi (sentaks), anlam bilgisi (semantik), edim bilgisi/kullanım bilgisi (pragmatik) alanlarında yaygın kullanım bozuklukları mevcuttur. Gelişimsel nitelikte olan bu bozukluklar doğuştan veya bebeklik/çocukluk çağında ortaya çıkar.

Herhangi bir nedenle dil ve konuşmanın kaybı biçiminde ortaya çıkan bu bozukluklar, dil kazanıldıktan (öğrenildikten) sonra çoğunlukla ergenlik döneminde ya da erişkin yaşlarda görülür. Sözlü iletişim, yazılı iletişim ve sembol/şekillerin birey tarafından algılanmaması/anlaşılmaması ve/veya doğru şekilde kullanılmamasını kapsayan bozukluklardır. Dilin biçim (morfoloji), Söz dizimi (sentaks), anlam bilgisi (semantik), edim bilgisi/kullanım bilgisi (pragmatik) alanlarında yaygın kullanım bozuklukları mevcuttur.

Bireylerin;

  • Sesletim (diksiyon/artikülasyon) ve ses bilgisi farkındalığı (fonolojik) becerilerini geliştirmeleri,
  • Konuşma hızlarını ve ritmini işlevsel ve akıcı bir şekilde günlük konuşma da kullanmaları,
  • Kullandılları dilin ses kalitesi, perde (ton), şiddet, rezonans (tını), ve süre gibi özelliklerini yaşlarına ve cinsiyetlerine uygun olarak kullanmaları,
  • Dinleyici (Alıcı) ve konuşmacı (ifade edici) dil yeteneklerini geliştirmeleri,
  • Okuma- yazma yeteneklerini geliştirmeleri,
  • Günlük hayatta kullandıkları dili çok yönlü ve destekleyici iletişim metodlarını kullanarak zenginleştirmeleri amaçlanmaktadır.

Dil ve konuşma bozuklukları genel olarak şu kategorilerde görülür:

Bireyin; yaşıtlarının aksine, anlama ve ifade etme gibi dil becerilerini beklenen seviyede gelişmemesidir.

Bireyin; anlaşılması zor bir şekilde, sesleri, heceleri ve sözcükleri normalden farklı kullanmasıdır.

Bireyin konuşurken dili akıcı, uygun hız ve ritimde kullanamamasına bağlı sorunlardır.

Bireyin iletişimde ses perdesi, şiddet ya da kalitesini normalden olumsuz bir şekilde kullandığı durumlardır.

Bireyin çoğu zaman beynindeki bir hasar sonucu yani nörolojik kaynaklı sebeplerle yaşadığı dil ve konuşma bozukluklarıdır.

Nörolojik nedenlerle ortaya çıkan ve yutma eyleminin değişik aşamalarında görülen güçlüklerle kendisini gösten bozukluklardır.

Nörolojik nedenlerden kaynaklanan ve konuşmada kullanılan kas gruplarında görülen güçsüzlük, hasar, koordinasyon bozukluğu sonucu bireylerin konuşmada yaşadığı bozukluklardır.

Yukarıda örneklerle çeşitlendirildiği gibi, dil ve konuşma bozuklukları farklı nedenlerden kaynaklanabilen ve farklı şekillerde kendini gösterebilen güçlüklerdir. Bu problemler bireylerin yaşadığı fiziksel rahatsızlıklara; yarık damak, diş problemleri, nörolojik problemler, işitme kaybı vb., bağlı olabileceği gibi, serebral palsi, zihinsel yetersizlik, otizm spektrum bozuklukları, down sendromu gibi gelişimsel ve genetik bozukluklar sebebiyle de ortaya çıkabilmektedir.