Özel Öğrenme Güçlüğü Nedir ?
Özel öğrenme güçlüğü; ülkemizde nispeten yeni bir kavram olmasına rağmen, dünya literatürüne 1950-1960lı yıllarda Abd’de yapılan bilimsel çalışmalarla girmiştir. Amerika’da bireylerin %10-15’i, İngiltere’de ise bireylerin %10’u özel öğrenme güçlüğü yaşamaktadır. Ülkemizde bu alanda kapsamlı bir sayısal araştırma bulunmaması nedeniyle; sadece özel öğrenme güçlüğü raporu öğrenci sayısı dikkate alındığında, öğrenme güçlüğü yaşayan öğrenci sayısının yaklaşık %3 olduğu tahmin edilmektedir. Gelişmiş ülkelere kıyasla ülkemizde bu oranın daha düşük olması öğretmen ve velilerin konu hakkında yeteri kadar bilgi sahibi olmaması nedeniyle çoğu zaman göz ardı edilen bir yetersizlik olmasından kaynaklanmaktadır. Halbuki özel öğrenme güçlüğü erken teşhis edilmesi ve uygun bir programla rehabilite edilmesi halinde çözülebilen bir sorundur.
Özel Öğrenme Güçlüğü (ÖÖG) genel tanımıyla, bireylerin okuma, yazma, dinleme, anlama, kendini ifade etme ya da matematik alanlarında yaşıtlarına ve gözlemlenen zekâsına göre beklenilenin altında performans göstermesidir. Çoğu zaman veliler, çocuğunun bir alana yeteneğinin olduğunu, diğer alanda ise başarısız olduğunu kabul ederek bu problemi kabullenir. Halbuki bir alanda başarılı olan bir öğrencinin diğer alanlarda da eş oranda başarılı olması beklenmektedir.
En yaygın gözlemlenen öğrenme güçlüğü türü Disleksidir. Başlıca diğer öğrenme güçlüğü çeşitleri şunlardır;
- Disleksi: Okuma alanında güçlük
- Disgrafi: Yazı alanında güçlük
- Diskalkuli: Matematik alanında güçlük
- Hiperaktivite: Aşırı Hareketlilik
Özel Öğrenme Güçlüğünün kaynağı tam olarak bilinmemekle beraber yapısal bir problem olduğu ve merkezi sinir sisteminin işleyiş bozukluğuna bağlı geliştiği düşünülmektedir.
Özel Öğrenme güçlüğü kesinlikle zekâ geriliği değildir. Özgül öğrenme bozukluğu teşhisi olan öğrencilerin zekâ düzeyleri ya normal ya da normalin üzerinde seviyededir. ÖÖG tanısı, özel standart testler aracılığı ile uzmanlar tarafından konulmaktadır. Okul öncesi dönemde bazı belirtiler olmasına karşın genellikle okul çağındaki çocukların %15 – 20’sine bu tanı konulmaktadır.
Özel Öğrenme Güçlüğü tanısı almış bireylerde Dikkat Eksikliği, Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) ile birlikte görülebilir ancak bu ikisi kesinlikle farklı güçlüklerdir. Okul başarıları genel olarak düşüktür. Yaşanılan başarısızlık ve hayal kırıklığı bazen kaygı bozukluğuna ya da özgüven eksikliğine neden olabilmektedir.
Özel Öğrenme Güçlüğü tanısı almış çocukların başlıca zorlandıkları alanlar
Özel Öğrenme Güçlüğü Olan Çocukların Özellikleri
Okuma ve Yazma Alanında:
- Okurken harflerin ya da sayıların yönünü ters yazma, kelimeleri sondan başa doğru yazma,
- Kelimeleri tersten okuyup yazma,
- Harf atlayarak, kelimeyi eksik yazma ya da kelimeye fazladan eklemeler yapma,
- Özellikle noktalı ve noktasız harfleri karıştırma,
- Okurken ya da yazarken harfleri karıştırma ( b yerine d, s yerine z vs.)
- Okurken konsantrasyon problemi yaşama ve sıklıkla bulundukları yeri kaybetme ya da satır atlama,
- Yazı yazarken çok çabuk yorulma ve sıkılma gözükebilir.
Matematik Alanında:
- Matematik ve sayı sembollerini öğrenmede güçlük,
- Basit işlemleri öğrenememe ( dört işlemde sıkıntı yaşama),
- Problemler konusunda işlem yapmada zorlanma ve güçlük,
- Özellikle çarpım tablosunu ezberleyememe gözükebilir.
Diğer Alanlarda:
- Zaman kavramında sıkıntılar yaşanabilir.
- Dün- bugün- yarın kavramlarını zor öğrenme, doğru kullanamama gözükebilir.
- Saat öğrenmede zorlanma yaşanılabilir.
- Yön kavramlarını geç öğrenme (sağını solunu öğrenmede sıkıntı yaşama) olabilir.
- Alfabenin harflerini öğrenememe ya da yarısından çoğunda sıralamada karışıklık yaşama gözükebilir.
- Günleri, ayları, mevsimleri öğrenmede güçlük yaşanılabilir.
- Seyrettiği bir filmi ya da yaşadığı bir olayı anlatırken sırasıyla aktaramayabilir.