Zihinsel Yetersizliği Olan Bireyler İçin Destek Eğitim Programı

Zihinsel Yetersizliği Olan Bireyler İçin Destek Eğitim Programı

Zihinsel yetersizlik, bebeğin anne karnında ve/veya doğum sırasında yaşadığı bazı komplikasyonlara veya doğum sonrasında ortaya çıkan farklı nedenlere dayanan, normal bireylere kıyasla zihinsel işlevlerde gerilik ve buna bağlı olarak sıra uyumsal davranışlarda yetersizlik gösterme şeklinde tanımlanmaktadır.

Zihinsel yetersizliği tanımlamak için 3 ana özellikten bahsedebiliriz;

  • Bireyin genel zeka kullanımının normal bireylere kıyasla ortalamanın gözlemlenebilir seviyede altta olması.
  • Bireyin kendi yaş grubuna göre toplumsal beceriler, iletişim kabiliyeti, sorumluluk, günlük becerileri yerine getirme ve kendi kendine yeterlilik gibi alanlarda yetersizlik göstermesi.
  • 16 yaşından önce ortaya çıkması

Zihinsel yetersizlikte; sözlü iletişim, hafıza kullanımı, düşünsel faaliyetler gibi zihinsel aktivitelerde belirgin bozukluk gözlenmekte ve özellikle hafıza ve dikkat yetersizliği belirgin seviyededir. Yetersizlik durumu sadece zihinsel aktivitelerde değil, uyumsal davranışlarda da bozukluk olarak kendini gösterir. Uyumsal davranışlarda bozukluk, bireyin kendi yaş ve sosyo-kültürel grubuna kıyasla göstermesi gereken kişisel bağımsızlık ve sosyal sorumluluk becerilerini gösterememesi olarak ifade edilmektedir. Uyumsal davranışlar kısaca diğer bireylerle iletişim kurabilme yeteneği (dili anlamak), günlük yaşamsal aktiviteleri yapabilme (yemek yeme, banyo ve tuvalet ihtiyacını görebilmek, vb.), akademik etkinlikleri yapabilme (okuma, yazma ve matematik işler, vb.) ve bir iş bulup çalışabilme şeklinde özetlenebilir.

Zihinsel yetersizliği olan bireylerin sözlü iletişim, bedensel aktiviteler vb. becerilerinde ilerlemesi yaşıtlarına kıyasla belirgin derecede geç olmaktadır. Zihinsel yetersizlik çoğunlukla doğumda tespit edilsede bazı durumlarda çocuklul döneminin sonlarına doğru da ortaya çıkabilmektedir. Zihinsel yetersizliğin belirtileri genel olarak bağlı olduğu hastalığa göre değişkenlik gösterir. Hafif derecedeki yetersizlikler genellikle okul öncesi dönemde çocuğun sosyal yetenekleri, iletişim kabiliyeti veya akademik becerilerdeki eksikliği ile teşhis edilebilmektedir.

Kurumumuzda zihinsel yetersizliği olan bireylerin hepsi özel olarak değerlendirilmekte ve bireysel özellik ve gelişim seviyesine bağlı olarak “kişiselleştirilmiş eğitim programları” hazırlanmaktadır. Böylelikle öğrencilerimizin çeşitli kazanımlar elde ederek başarım kazanması sağlıyor ve eğitimin sürdürebilirliği için onlara gerekli motivasyonu elde etmelerini amaçlıyoruz.

Kullanılan Teknik Yöntem ve Beceriler

  • Açık Anlatım Yöntemi
  • Basamaklandırılmış Yöntem
  • İleri Zincirleme Yöntemi
  • Tüm Beceri Yöntemi
  • Tersine Zincirleme Yöntemi
  • Uygulamalı Davranış Analizi-UDA
  • Ayrık Denemelerle Öğretim
  • Fırsat Öğretimi
  • Olumlu Davranış Desteği (İşlevsel Analiz)
  • Temel Tepki Öğretimi
  • Yanlışsız Öğretim
  • Akran Destekli Öğrenme
  • Video Kaydı ile Model Olma
  • Replik Silikleştirmeyle Öğretim
  • İlişki Temelli Yöntemler
  • Gösteri
  • Rol Yapma
  • Drama
  • Bilgisayar Destekli Öğretim
  • Çoklu Duyuya Dayalı Öğretim
  • Bilişsel Süreç Yaklaşım
  • Etkinlik Çizelgeleri
  • Sosyal Öyküler

Genel Bilgiler

Zihinsel yetersizlik genellikle bireylerin zeka yaşına göre sınıflandırılarak birbirinden ayrıştırılır. Ne yazık ki bir kişinin yetersizliğinin zeka yaşına göre sınıflandırılması kolay bir yöntem değildir. Zihinsel yetersizliğe sahip bireylerin aile, çevre ve yaşıtları ile olan iletişimleri, korkuları, sevinçleri, dünyayı algılamaları, etkilendikleri olaylar, zeka yaşı bölümleri gibi ayrı özellikleri farklılık göstermesi nedeniyle tek bir tip zihinsel yetersizlikten veya bireyden söz etmek mümkün değildir. Zihinsel yetersizliği olan bireylerin ihtiyaçlarını doğru belirleyebilmek ve bu ihtiyaçları en iyi şekilde karşılayabilmek adına yetersizlik ağırlık derecesine göre iki farklı şekilde tarif edilmektedir. Bunlardan ilki “psikolojik tanılama yaklaşımı” diğeri ise “eğitsel tanılama yaklaşımı” dır.

Amerikan Zihinsel Yetersizlik Kuruluşu (AAMR – American Association on Mental Retardation) zihinsel yetersizliği olan bireylerin yetişkilik çağında (15 yaş ve üzeri) ulaşabilecekleri en üst seviyeyi belirlemiştir. Her ne kadar böyle bir seviye tanımlanmış olsa da, zihinsel yetersizliğe sahip bireylerin bu seviyeye ulaşabilmesi için doğuştan gelen bazı kalıtsal özelliklere sahip olması ve bu özelliklerin eğitim ve çevre olanaklarına bağlı bir şekilde geliştirilmiş olması gerekmektedir. Herhangi bir eğitim almamış ve gelişime kapalı bir çevrede yetişen bir bireyin bu seviyeye ulaşabilmesi ne yazık ki mümkün değildir. Yetiştiği çevre ve aldığı eğitim seviyesine bağlı olarak da zihinsel yetersizliği olan bireylerin birbirlerinden farklı özellikleri ön planan çıkar.

Yaygın Gelişimsel Bozukluk ve Zihinsel Yetersizlik tanısı olan bireylerin eğitim süreçlerinde birbirinden farklı yöntemler, teknikler ve yaklaşımlar uygulanmaktadır. Eğitim ve öğretim süreçlerinde farklı duyuların uyarılmasına dayalı öğretim metodlarının kullanılması gerekmektedir. Eğitim ve öğretim süreçleri planlanırken, bireyin mevcut seviyesi tespit edilmeli ve kişisel özellikleri, performansı, ihtiyaçları, öğrenme deneyimleri, motivasyonu ve bireye kazandırılması hedeflenen beceriler dikkate alınarak hazırlık yapılmalıdır.